Eylül 24th, 2007 by ozlem0409
CÜCE ANTİLOP veya ŞAHANE ANTİLOP
(Nesotragus pygmaeus)
«Cüce antilop» veya öbür adıyla «şahane antilop», yatlnız Afrika’nın en küçük antilopu deÄŸil, aynı zamanda bütün dünyanın en küçük toynaklı memelilerinden biridir. Omuz hizasındaki boyu sadece 25 santimdir. Boynuzları da 2,5 santimden kısadır. Bu cüce, Batı Afrika kıyı bölgesinin Liberya ile Nijerya arasındaki ormanlarında yaÅŸar. «Sunî» (Nesotragus moschatus) yakın akrabası olan baÅŸka bir cüce antilop’tur. DoÄŸu Afrika ormanlarının bu güzel küçük hayvanı da omuz hizasında 30 santim boyundadır.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

Eski Dünya’da o kadar ceylan çeÅŸidi vardır ki, bunların hepsinin burada gözden geçirilmesine imkân yoktur. Fakat bunlardan birkaçı kısaca üzerlerinde durulmaya deÄŸer. «Nanger», «dama» veya «mhorr» gibi yerey isimlerle de tanınan Addra ceylanı (Gazella dama) ceylanların en irisidir. Omuz hizasında 93-94 santim boyundadır, boynu da ceylanların çoÄŸununkinden uzundur, fakat boynuzları hayli kısadır. Kuzey Afrika’nın çöllük bölgelerinin bu hayvanı, kuyruÄŸunu da içine alan kaba etlerindeki beyaz lekeden tanınır.
Gene iri çeÅŸitlerden «Grant ceylanı», DoÄŸu Afrika’daki ceylanların en iyi bilinenidir. Bu güzel hayvan omuz hizasında 83 - 84 santim boyunda ve 75 kilo ağırlığındadır. Her iki cinsin, erkeklerde yaklaşık olarak 75 santim, diÅŸilerde ise 42-43 santim uzunluÄŸunda olan rebap biçimli, güzel boynuzları vardır. Bu hayvanın yurdu Tanganyika’dan Kenya’ya ve HabeÅŸistan’a kadar uzanır. Sürü halinde yolculuk eder. Bazen suların başında baÅŸka hayvanlarla bir arada görülür.
«Goa», Asya ovalarının, çöllerinin ve yaylalarının ünlü ceylanıdır. Buralarda çok kere kurtlara yem olur. Hindistan’da «çinkara» veya öbür adıyla «Hint ceylanı» ceylanların en yaygın olanıdır. Bu sarımsı kahverengi hayvanlar omuz hizasında yaklaşık olarak 60 santim boyundadır. Köpekler ve kaya kartallarıyla avlanırlar.»Atlas ceylanı» Fas, Cezayir ve Tunus’ta yüksek sırtların küçük bir hayvanıdır. Buralarda «admi» veya »edmi» gibi isimlerle tanınır. «Dorkas» ceylanı adında bir baÅŸka küçük antilop da Filistin ile Suriye’nin sıcak çölleriyle kıraç arazilerinde ve Kuzey Afrika’nın kızgın kumlarında bulunur.
oRim», Libya çölünün ve Cezayir’le Sahra’nm kum tepelerinin ceylanıdır. Açık kum rengindedir, uzaktan âdeta beyaz gözükür. Somali’nin «Speke ceylanı» nın burnunun üzerinde gevÅŸek ve buruÅŸuk bir çıkıntı dikati çeker. Cezayir Sahrası’ndaki «kızıl ceylanı» tun soyu hızla tükenme yolundadır.
Kenya ile Tanganyika bölgelerini dolaşan avcılar «Thomson ceylanı» m gayet iyi tanırlar. Bu, kaba etlerindeki beyazlık dar bir siyah şeritle sınırlanmış bulunan, ayrıca yüzünde beyaz işaretler de olan ufak ve zarif bir hayvandır.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

Açık Düzlüklerin Antilopları:
«Steinbok» (Raphicerus campestris), insanoğlunun, bulunduğu bölgelere yayılmasına rağmen, yer değiştirmemiş tek tülk Afrika av hayvanlarından biridir. Tek başına veya çift yaşadığına göre, arkadaş canlısı değildir.
Steinbok, genel olarak dağınık çalılarla beneklenmiş açık ovaları tercih eder. Taşlı arazilerin hayvanı olmsaına rağmen hiç bir zaman dağlara çıkmaz.dik yamaçlardada görülmemiştir.Gündüz saatlerini yüksek otların arasında gizli olarak geçirdikten sonra, akşamleyin ve sabah erken karnını doyurmak üzere ortaya çıkar. Açık arazilerde derhal göze çarpmasına rağmen, buralarda düşmanlarının elinden kurtulmak için hızla kaçabilme kabiliyetine bel bağlar. Fakat köpekler tarafından sıkıştırılınca, bir yer domuzunun yeraltı inine kapağı attığı görülmüştür.
Oribi’ye az çok benzeyen steinbok’ un daha iri kulakları ve daha uzun kuyruÄŸu vardır. Vücudunun rengi kumumsu kızıldır, yalnız başı daha koyu bir tondadır. Omuz hizasındaki boyu 55 santim kadar, ağırlığı da 12 -13 kilodur. Genellikle Güney Afrika ovalarında bulunan steinbok, kuzeyde Kenya’ya kadar çıkar.
Çok kalabalık bir grup antilop’ların birçoÄŸunun Türkçe isimleri olmadığından, kendilerine yurtları olan Güney Afrika’da verilen milletlerarası isimleri kullanmak uygun görülmüştür.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

Uçurumlarla bezenmiÅŸ kayalık yurdundaki çevikliÄŸi kaya antilopu’na, «Afrika daÄŸ keçisi» adını kazandırmıştır. 25 kuruÅŸ büyüklüğünde bir kaya çıkıntısı bile ayağına tutamak olabilir. Hele heyecanlı olduÄŸu zamanlar, hemen hemen dikey yarlardan lâstik bir top gibi yukarı fırlayabilir.
İkisi, üçü, bazen de sekizi bir arada görüldüğü halde, kaya antilopları pek o kadar arkadaş canlısı hayvanlar değildir. Çalıların yapraklarıyla sürgünleri yemek ve otlamak suretiyle beslenirler.
Bu derli toplu hayvan omuz hizasında aşağı yukarı
50 santim boyundadır.Erkeklerinin boynuzları köklerine yakın halkalıdır. BaÅŸtan hemen hemen dikey olarak yükselip hafifçe öne doÄŸru eÄŸilirler. DiÅŸiler genellikle boynuzsuzdur. Kaya antilopu’nun silindir biçimindeki iri toynakları, öbür antilop’larınkinden çok, daÄŸ keçilerininkilere benzer. Tüyleri uzun ve çabuk kırılır cinsten olup geyiklerinkine benzer özlü bir yapısı vardır. Kaya antilopu’nun genel rengi sarıyla beneklenmiÅŸ sarımsı. kahvedir. Atlama kabiliyetini göstermeye meraklı, oynak bir hayvan olan kaya antilopu mükemmel bir evcil hayvan olabilir.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

«Kaya antilopu» (Oreotragus oreotragus), Afrika’da Ümit Burnu’ndan HabeÅŸistan’a kadar bütün kayalık yaamçlarda bulunan bir daÄŸcıdır. Daima düşmanlarını gözleyen
bu tettik küçük yaratık, güvenliği için düşmanım ilkönce kendi görmek ister. Heyecanlı olmadığı veya bir şeyi merak ettiği zaman, tiz bir ıslık salıverir.
Kaya antilopu rahatsız edilince bulunduÄŸu yamaçlarda daima yukarıya doÄŸru çekilir ve yolu üzerindeki kayalardan ve çalılardan faydalanarak kendini göstermemeye çalışır. Zirveye varınca, arkasına son bir kere daha bakmak üzere durur. Renginin, arkasındaki çalılarla kayalara uyması, kaya antilopu’nun, gözönünde olunca dahi göze çarpmamasını saÄŸlar.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

«Keseli antilop» a (Antidorcas marsupialis), Güney Afrikalılar, beklenmedik anlarda havaya sıçramak âdetindeg ötürü «springbok» adını takmışlardır. Genel yapı bakımından öbür ceylanlara benzer. Uçlarında İçeriye ‘kıvrılan kusursuz rebap biçimli boynuzlan vardır.
Keseli antilop omuz hizasında 75 santim boyunda ve 35-40 kilo ağırlığındadır. Sırtındaki deri katı üzerinde durulmaya değer. Hayvan ürkünce bu katı tersine çevirerek bir dizi beyaz tüyü meydana çıkarır. Bu beyaz tüylerin bir nevi tehlike sinyali vazifesi gördüğü zannediliyor.
Zarif keseli antilop bir zamanlar Güney Afrika ovalarında kalabalık sürüler halinde toplanır, binlercesi ot peşinde yer değiştirirken görülürdü. Fakat ısrarla avlanmaları, bu ceylanların sayısını çok azaltmış ve yurtlarının sınırlarım daraltnuştır.
Yardımsever bir hayvan:
Bir tabiat bilgininin anlattığı gerçek olay, keseli antilop’un yardıma muhtaç akrabalarına gösterdiÄŸi ilgiye delildir. Kalahari çölünün güneyindeki kum tepelerinin arasında cipleri bozulan bir avukatla karısı, bir ara tepelerden birinin arkasından aÄŸlar gibi bir sesin geldiÄŸini duymuÅŸlardı. Çok geçmeden önde bir keseli antilop, onun arkasından da yardıma muhtaç bir gnu meydana çıkmıştı.
Görünüşe bakılırsa, keseli antilop gnu’ya yol gösteriyordu, zira gnu’ nun, o aÄŸlamaklı sesini her duyurusunda durup bekliyor ve onu burnuyla usulca ileri sürüyordu. Sonradan gnu’nun, ihtimal zehirli bir yılanın ısırdığı sonucunda kör olduÄŸu anlaşıldı.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

«Cedreli ceylan» in veya öbür adıyla «İran ceylanı» nın (Gazella subgutturosa) cüssesindeki bir hayvana göre omuz hizasında boyu 65 - 66 santimdir), ÅŸaşılacak bir hızı vardır. Tam hızla koÅŸan bir Cedreli ceylan’ın saatte 100 kilometre yapabildiÄŸi hesaplanmıştır. İlk 15-16 kilometreyi ortalama 48 kilometreyle koÅŸabilir. Saatte 64-65 kilometre, yapan bir otomobili ise kolaylıkla geride bırakabilirler.
Bu ceylanın «cedreli» ismi, erkeğinin boynunun çiftleşme zamanındaki şiş durumundan ileri gelir.
Cedreli ceylan’ın rengi çok koyu bir tarçındır, fakat başının büyük
bir kısmı beyaz veya sarımsı beyaz, kuyruğu ise siyahtır. Genel olarak yalnız erkek cedreli ceylanın boynuzları vardır. Bunlar önce yukarıya dikildikten sonra arkaya kıvrılırlar ve ceylanların çoğununkiler gibi halkalıdır. Dişiler ya boynuzsuzdur, ya da başlarının tepesinde boynuz yerine geçebilecek kısa yumrular bulunur.
Ön Asya’dan Gobi Çölü’ne kadar:
Cedreli ceylan, küçük sürüler meydana getiren bir çöl hayvanıdır. Yurdu, tipik ceylanların hepsininkinden daha kuzeylere çıkar, Anadolu ile Kafkaslardan baÅŸlayarak Rus Türkistan’nın, Suriye’nin, İran’ın ve Afganistan’ın üzerinden Altay daÄŸlarına ve Gobi çölüne kadar uzanır. Araplar cedreli ceylan’ı bazen evcil sürüler halinde beslerler.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

«Gerenuk» veya öbür adıyla «Waller ceylanı» (Litocranius walleri), arka ayaklarının üzerinde durarak karnını doyurabilmesi bakımından dikkate değer. Sevdiği yapraklara erişebilmek için sık sık bu usule baş vurur. İnce, uzun boynu ile uzun bacakları, bu şekilde beslenmesine son derece elverişlidir.
Erkek gerenuk’larm, uçlarına doÄŸru öne kıvrılan 30 santim uzunluÄŸunda boynuzları vardır. Gerenuk’un rengi genel olarak kızılınısı kahverengidir. Sırtının ortasında daha koyu renkte, enli bir ÅŸerit göze çarpar.
Tipik gerenuk’un yurdu DoÄŸu Afrika’dır.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409

Ceylan nerede yaÅŸar:
Ceylanın yurdu eski Dünya’nın en sıcak ve en kurak bölgeleridir. Kızgın çöllerin, aÄŸaçsız ovaların ve kumluk arazilerin hayvanıdır. Buralarda kilometre ler boyunca su bulunmaması ve yaz ortası güneÅŸinin korkunç sıcağına karşı bir tek gölgelik yer olmaması, bu açıklık âşığım zerrece rahatsız etmemektedir.
Çita’dan daha hızlıdır:
Çita koşuda ceylana yetişebilecek tek memelidir. Fakat çita koştukça yorulup yavaşlayacağına göre, ceylana yetişse yetişse koşunun ilk dakikalarında yetişebilir.
Araplar hızlı uçan kuÅŸlardan doÄŸam, ceylanın üzerine inip başına sert bir darbe indirmeye alıştırırlar. Ceylan bu suretle sersemleyeceÄŸinden, cins atların üzerindeki Araplar hayvana yetiÅŸmek fırsatım bulurlar. Asya’da yerliler ceylanı köpeklerle de avlarlar, ama pek az köpek yetiÅŸkin bir ceylanın hızıyla boy ölçüşebilir. Bazen özel olarak terbiye edilmiÅŸ doÄŸanlarla tazılara, ceylan avında iÅŸbirliÄŸi yapmak öğretilir.
Ceylanlar neye benzer:
Güney Asya ile Kuzey Afrika’da ceylanların altmış kadar çeÅŸidine rastlıyoruz. TaÅŸlık ovaların ve çöllerin bu hayvanlarının çoÄŸu ufak sayılır. Omuz hizasındaki boyları 60 - 90 santimi geçmez. ÇoÄŸunun arkaya ve yukarıya doÄŸru kıvrılan rebap biçimli ve halkalı boynuzları vardır. Bu boynuzlar erkeklerde daha iridir, bazı türlerin diÅŸilerinde ise hiç boynuz yoktur.
Ceylanın postu sarıya kaçan bir kahverengidir. Bu renk ona çöllük bölgelerde kamuflaj vazifesi görür. Ceylanların birçoÄŸunun ayrıca yüzlerinde ve böğürlerinde siyah ve beyaz ÅŸeritleri vardır. Afrika’da avlanmaya alışmamış avcılar, ceylan sürülerini iyice yaklaÅŸmadan fark edemezler.
«Ceylan çocuklar»:
Dört ayaklı manevî analar tarafından kaçırılıp büyütülmüş çocuklar hakkında bir sürü garip hikâye anlatılır. Bunların en ilginçlerinden biri, bir «ceylan oğlana» ait olup gazetelerle dergilere uzun zaman konu olmuştur. 1964 yılı eylülünde gazeteler, «İki saat süresince otomobille kovalanan bir ceylan çocuğa» ait haberi iri puntolarla vermişlerdi. Gazeteler tarafından anlatıldığına göre, Suriye steplerinde gezen avcılar bir ceylan sürüsüyle birlikte koşan bir erkek çocuğa rastlamışlardı. Haberin altında, sıhhati yerinde gözüken 14 yaşlarında kadar bir çıplak yerli çocuğunun resmi de veriliyordu.
Sonunda «ceylan çocuÄŸu» yakalayan Ürdün’lü kabilenin reisi ÅŸunları söylemiÅŸtir: Çölde otomobille ceylan avladığımız sırada, bu zarif hayvanların arasında bir insan görür gibi oldum. Bunun üzerine arkadaÅŸlarıma ateÅŸi kesmelerini emrettim ve kovalamacaya giriÅŸtik. Otomobilli olmamıza raÄŸmen, çocuÄŸa ancak iki saatte yetiÅŸebildik ve sonunda, bitkinlikten yere yığılması üzerine onu yakaladık.
«Bir bağdat hastanesinde çocuğu muayene eden doktor, onun, ceylan gibi hareket ettiğini, yediğini ve bağırdığını, fakat anası tarafından terk edildikten sonra, ceylanlar tarafından büyütülen bir insan olduğuna kesin surette şüphe olmadığını söyledi.»
Bu olay aydmlatılamayan sırlardan biri olarak tarihe geçecekken, sıkı bir kovuşturma, oğlanın, o yakınlarda oturan bir Bedevî ailesinin zekâca geri çocuğu olduğunu ortaya koydu.
Sonraları ÜrdüınMe, Irakla, Suriye’de ve Lübnan’da baÅŸka ceylan çocuklara da rastlandı. Fakat bunların ceylanlar tarafından büyütüldüklerine dair elde bir delil olmamasına raÄŸmen, birçok kimseler, söylentilerin doÄŸruluÄŸuna inanç getirdiler.
Posted in Ceylanlar | No Comments »
Eylül 24th, 2007 by ozlem0409
Blogcu Zade ‘ye hoÅŸgeldiniz. Bu sizin gönderilmiÅŸ ilk mesajınız. Silebilir ve düzenleyerek bloÄŸunuz devam edebilirsiniz.
Kolay Gelsin !
Posted in Uncategorized | 1 Comment »